ÇOCUK VE ŞİDDET
Şiddetin çok değişik tanımlarının yapılması olasıdır.Genel olarak şiddet, bir kimsenin karşısındakine fiziki olarak güç uygulamasıdır .
Şiddet tarih boyunca her toplumda ve her yaş grubunda yeryüzünde olagelmiş bir davranış biçimidir. Toplumdan topluma , gruptan gruba , kişiden kişiye yönelik olarak görülmektedir.
Her yaş grubunda görüldüğü üzere çocuklar arasında da yaygın olarak görülmektedir .
Çocukların şiddete yönelmelerinin sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Çocuk, kişiler arası ilişkilerin ve iletişimin sağlıklı olmadığı,karşılıklı sevgi ve saygının yetersiz olduğu,başkalarının haklarına saygılı olma bilincinin yerleşik olmadığı bir ortamda yetişiyorsa; sevmeyi ve sevilmeyi, çevresine saygılı olmayı, başkalarının haklarına saygı göstermeyi ve çevresiyle sağlıklı iletişim kurmayı öğrenemeyecektir.Sonuç olarak ta duygu ve düşüncelerini, istek ve arzularını konuşarak ifade etmeyi öğrenemeyecektir. Bununla ilişkili olarak ta problemlerini, ilgili kişiyle konuşarak değil de fiziki mücadeleye girerek çözmeye çalışacaktır.
2. Her çocuğun anne babasının yakın ilgi ve alakasına ihtiyacı vardır. Anne babasından, ihtiyaç duyduğu ilgi ve alakayı göremeyen çocuk, anne babasının kendisini sevmediklerini, önemsemediklerini, değer vermediklerini düşünecektir.
Bu da, henüz kendi ayakları üzerinde durabilmeyi öğrenememiş, duygularını kontrol yeteneğini edinememiş bir çocuğu sosyal ve psikolojik olarak derinden etkileyecektir. Sevmeyi ve sevilmeyi öğrenememiş, duygusal olarak hırpalanmış çocuk hırçınlaşacaktır.Bu hırçınlık ta çocuğun davranışlarında zaman zaman görülecektir.

3. Öğrenme; yaşantı ve tekrarlar yoluyla davranışlarında meydana gelen kalıcı davranış değişikliğidir. Toplumun eğitim imkanlarından faydalanamayan ve ailesince gerekli eğitimi alamayan çocuklar insanları sevmeyi ve değer vermeyi, başkalarının haklarına saygılı olmayı, hoşgörülü olmayı ve çevresiyle sağlıklı iletişim kurmayı tam olarak öğrenemeyeceğinden insanlarla olan ilişkilerinde sorunlar yaşayacaktır. Bu sorunları da şiddete başvurarak çözmeye çalışacaktır.
4. Bir çocuğun fiziki olarak beslenmeye ihtiyacı olduğu kadar, duygusal olarak ta beslenmeye ihtiyacı vardır. Çocuğun duygusal olarak beslenebileceği en birincil yer aile ortamıdır.Aile ortamında yeterince ilgi ve sevginin gösterilmeyişi, başarılarının görülmeyip sürekli olarak hatalarının üzerinde durulması, aşağılanması, başkalarıyla kıyaslama gibi yanlış ebeveyn tutumlarıyla duygusal olarak sürekli törpülenen çocuk psikolojik olarak derinden etkilenerek bunalıma girebilecek, davranış bozuklukları gösterecektir.
5. Ailenin ekonomik seviyesinin yeterli olmayışından dolayı bir takım temel ihtiyaçları yeterince karşılanamayan çocuk, hayatında ve kendisinde bir takım eksiklikler duyacak ve görecektir. Kendisinin sahip olamadıklarına çevresindeki diğer insanların , özellikle de akranlarının sahip olduğunu görmesi onu üzecek ve moral değerler açısından olumsuz olarak etkileyecektir.Bu şartların uzun süreli oluşu da çocuğu mutsuz ve huzursuz edecek; hırçın, kin ve nefret dolu bir insan yapacaktır.
6. ‘’ Öğüdün yolu uzun, örneğin yolu kısadır.’’ ve ‘’ Çocuk gördüğünü öğrenir.’’ Sözlerinden de çok iyi anlaşılıyor ki; çocuklar için en etkili öğrenme yöntemlerinden biri gördüğünü taklit etmesidir. Birde çocuğa göre her şeyi bilen yetişkinlerin yapması, o davranışı, normalize ederek yapılabilir kılmaktadır.
Yetişkinlerin şiddet içerikli davranışlarını gören çocuk, gördüklerini aynen öğrenmekte, tekrar etmektedir.
7. Toplumda yeterince şiddet örnekleri gören çocuk, birde televizyonda izlediği filmlerde şiddeti görüp öğrenmekte. Bir üniversiteni araştırmasına göre; çocukların en çok televizyon izlediği saatlerde 5 kanalda yayınlanan filmlerdeki şiddet oranı % 33.1 buluyormuş.
Aileden, sokaktan ve televizyondan sürekli olarak şiddet eğitimine tabi tutulan çocuk tabidir ki şiddete eğilimli olacaktır.
Evet sevgili ebeveynler; yavrularımızı şiddetten uzak tutmak için önce kendi çevremizde şiddeti ve sebeplerini yok edelim.
Sonra da her ne olursa olsun çocuklarımızı sevelim. Sevelim ki o da başkalarını sevmeyi öğrensin,
her ne olursa olsun çocuklarımıza ve yaptıklarına saygılı olalım,değer verelim. Saygılı olalım ki, o da başkalarına saygı duymayı,değer vermeyi öğrensin
Ona karşı biraz daha anlayışlı ve hoşgörülü olalım. Onunla sık sık onuşalım. Ki, o da hoşgörülü olmayı öğrensin