REHBERLİK NEDİR ?

Bu güne kadar rehberliğin çeşitli tanımları yapılagelmiştir. Burada hepsinden söz etmemize gerek yoktur. Sade ve anlaşılması kolay bir tanım verebiliriz.
       Bireyin  kendini tanımasına , sahip olduğu ilgi ve yeteneklerini  keşfetmesine , kendisini , imkanlarını ve çevresini  doğru algılayıp  geleceğiyle ilgili sağlıklı ve doğru kararlar almasına yardımcı olarak ,  mutlu bir insan olmasında etkili  ve yönlendirici olmaktır rehberlik.
       Bireyin kendini tanıması ile , zihinsel ve bedensel olarak kapasitesini bilmesi, sevdiklerini ve sevmediklerini, ayırt edebilmesi , hayata bakış açısı ve gelecekle ilgili amaç ve beklentilerini analiz etmesi , olup bitenlerle ilgili olarak tutum ve değerlerini doğru tanıması ifade edilmektedir.
Kişinin kendini tanımasına yardımcı olmak rehberliğin birinci işlevi olarak ortaya çıkmaktadır.
       Bireye, kendini geliştirebileceği açık gelişme olanakları ve toplumda uyması gereken kurallar hakkında bilgi vermek rehberliğin bir başka işlevidir.Rehberliğin bilgi verme işlevi, bireyi/öğrenciyi yetenek ve ilgilerine uygun okullar ve meslekler hakkında bilgilendirme, içinde yaşadığı toplumun ahlâk, görgü ve disiplin kuralları hakkında açıklamalar gibi çalışmaları kapsar.
       Rehberliğin bir başka işlevi de ; bireyin/öğrencinin kendisi ve çevresiyle ilgili olarak edindiği bilgileri özümsemesine ve kendisini mutlu ve huzurlu yapacak doğru ve sağlıklı kararlar alabilen kişi olmasına yardımcı olmaktır. Burada rehberliğin önemli bir başka yönü olan psikolojik danışma boyutu ortaya çıkmaktadır.
       Bireyin sağlığını koruması için neler yapması geretiği, sağlıklı ruh ve beden gelişimi için sporun ve boş zamanlarını iyi değerlendirmesi gerektiğinin açıklanması  rehberliğin bilgi verme işlevleridir. Ama; bireyin/öğrencinin boyunun kısalığından rahatsız olması halinde rehberliğin psikolojik danışma boyutu devreye girmektedir.
       Psikolojik danışma; öğrenciyi, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda başarıya yönlendirerek, beden kusurundan ya da başka bir takım nedenlerden  dolayı duyduğu eksiklik ve küçüklük duygusunu yenmeyi  öğreterek mutlu ve huzurlu olmasına yardımcı olmaktır.

Bu kazanımlar birey tarafından bir anda edinilemez , aksine uzun bir süreç ister . Hatta bir ömür boyu bile devam edebilir. Bu yönüyle rehberlik, bu kazanımları  birey için , toplum için kendine amaç edinmiş olan eğitimle iç içe girmiştir. Bu açıdan   rehberlik ve eğitim , birey üzerinde odaklanmış iki süreçtir. 

NİÇİN REHBERLİK  ?

Karşımızdaki bireyler – öğrenciler – bireysel ayrılıkları olan  yetenek, bilgi düzeyleri , geçmiş yaşam becerileri , duygusal yapıları , ilgi, yetenek ve idealleri , sosyo -ekonomik ve kültürel düzeyleri , aile yapıları bir birinden farklı olan ve yetiştikleri çevrelerine  göre kendilerince sürekli değişim ve gelişim  içerisinde olan canlı birer varlıktır.
 Bunca farklılığın yanı sıra en önemli farklılıkları da, sahip oldukları zekalarına göre  öğrenme biçimleridir. Her birinin  sahip olduğu  farklı zekaları (baskın olan zeka türüne göre ) onların öğrenme biçimlerini de farklılaştırmaktadır. Dolayısıyla  sahip oldukları   zeka ve özelliklerine  göre  her  birinin   yapabilecekleri   ve  yapamayacakları , diğerlerine göre daha fazla  veya   daha   az  başarılı olacakları alanlar-konular  vardır.
Bir eğitimci olarak ; öğrencilerimizi , sahip oldukları potansiyelleri  doğrultusunda  en iyi şekilde yetiştirmeyi , geliştirmeyi amaçlamışsak  ki zaten amacımız budur ; onları   her yönüyle tanımamız gerekmektedir. 
Başka bir ifadeyle;
‘’Bir usta düşünün  ki ; bir hammaddeyi sabırla işleyerek bir ürün elde ediyor ve bu ürünü satarak geçimini sağlıyor. Bu ustanın  geçimini devam ettirebilmesi için ürünü satabilmesi gerekir. Ürününü satabilmesi için, ürünün istenilen, beklenilen  kalitede olması gerekir. Ürünün istenilen, beklenilen kalitede olabilmesi  için de, ustanın maharetli olması kadar işlediği hammaddeyi iyi tanıması gerekir. Yani ; elindeki maddenin ısıya ve soğuğa  duyarlığını,  suyla tepkimesini, erime -donma noktasını, darbelere dayanma gücünü.....  iyi bilmelidir. “
 Biz  eğitimciler  de  işlemeye   çalıştığımız öğrencilerimizin  ( hammaddenin )  özelliklerini bilmeliyiz    ki   o  hammaddeden  elde  edeceğimiz  ürün  sağlıklı  ,  istenildiği şekil  ve  kalitede   bir ürün olsun.  Aksi   taktirde ;  ürün  bizden   istenildiği gibi olamaz ve   bir işe yaramadan toplumsal ortamda atıl olarak kalır ! 
Günümüzde   her   alanda  hızlı  değişim ve gelişmeler  bireyi  yeni  uyum  sorunlarıyla ,
yeni problemlerle karşılaştırmakta ve bireyi ; yaşamı ve  geleceğiyle  ilgili  yeni tercihlerde bulunma ve kararlar alma zorunluluğuyla  karşı karşıya getirmektedir. Bireyin bütün bunların üstesinden gelebilmesi , çevresine sağlıklı uyum sağlayarak mutlu bir insan olabilmesi için
kendisi ,  çevresi   ve   geleceğiyle   ilgili   doğru   ve  sağlıklı   kararlar alma becerisini, problemlerle   baş   edebilme   gücü   ve   yeterliliğini   kazanmış   olması   gereklidir.
Bireyin ,  bunları  en   sağlıklı  ve  en  güzel  bir şekilde öğrenebileceği  yer de okul   yaşamıdır.
İşte  burada  rehberliğin   önemi  ve  eğitimde ki  vazgeçilmez   işlevi   ortaya  çıkmaktadır.
Bireyin / öğrencilerin    eğitiminde   bu   kadar   önemli   ve   etkili   olan   rehberliğin :
Öğrencileri eğiten , onlara çok şey öğreten  , her gün onların karşısında örnek olarak duran öğretmenlerimiz  tarafından ;  amaçları ,prensipleri ,   yöntem  ve  teknikleri  açısından  bilinmesi ve  uygulama  yeterliliğine  sahip  olunması  elbette  ki  kaçınılmazdır. Öğretmenler   olarak öğrencilerimizin   önünde   bir   rehber   olduğumuzun   farkındalığına  tekrar varmalıyız.
Ayrıca ; rehberlik ve psikolojik danışma hizmeti ,   okullarda Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisleri olarak  yaygın yerini almış , rehberlik servislerinde görevli rehber öğretmenler,  öğrencilerimizin eğitsel, bireysel , mesleki     ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermektedirler. Ancak ; rehberlik ve psikolojik danışmanın  kapsamının çok geniş ve de öğrencilerin sayısal çokluğu nedeniyle  çoğu zaman bir rehber  öğretmenin   bu   hizmeti tek başına vermesi , hizmetin etkinliğini , akışını  etkileyebilmektedir.
İşte bu bilgiler ışığında her öğretmen ;  öğrencisinin  yani : üzerinde çalıştığı, işleyip şekillendirdiği   o   değerli  cevherin – hammaddenin   karşılaştığı eğitsel ,  bireysel ,    mesleki , ailevi  vb.   problemleriyle   ilkönce  kendisinin   ilgilenmesi gerektiğini,  öğrencisinin  en önemli  rehberi olduğunu unutmamalıdır !