ÇOCUK VE OYUN
İnsan oğlu dünyaya gelişiyle birlikte bir çevrenin ve bir toplumun sosyal, ekonomik, psikolojik ,kültürel yönleri olan bir üyesi olur. Bu üyeliği de yaşamı süresince bulunduğu yaş ve olgunluğuna göre ona bir takım görevler ve sorumluluklar yükler. Bu sorumluluklar; ailenin iyi bir çocuğu olması, çalışkan bir öğrenci olması, kendisini geliştirip bir meslek sahibi olması, çalışıp geçimini sağlaması, toplumsal kurallara uyan bir fert olması, kanunlara uyan bir vatandaş olması gibi sorumluluklardır.
Gerekli olgunluk düzeyine ulaştıkça kişi bu görev ve sorumluluklarını yerine getirir.Zaten getirmesi de beklenir. Ancak; insan bir makine olmadığından , yorulup dinlenmek isteyen,uyuyan,acıkan ,bunalan , dikkati dağılan, sıkılan, üzülen sosyal canlı bir varlık olduğundan bütün zamanını, görev ve sorumluluklarını yerine getirmek için kullanamaz.Zamanının bir kısmını dinlenmeğe, eğlenmeğe ayırır.Çünkü ; doğası gereği insanın dinlenmeğe ve eğlenmeğe de ihtiyacı vardır.
Dinlenmek ve eğlenmek için yapılan tercihler kişiden kişiye değişebildiği gibi, yaş grubuna göre de değişir.
Çocukların tercihleri, yetişkinlerim tercihlerinden farklı olabilmektedir.
Çocuklar dinlenmek ve eğlenerek hoş vakit geçirmek için çoğunlukla, akranlarıyla oyun oynamayı tercih ederler.
Oyun; dinlenmek, eğlenmek, rahatlamak ve hoş vakit geçirmek amacıyla genellikle başkalarıyla birlikte yapılan hoş vakit geçirmenin yanı sıra eğitici ve öğretici de olabilen etkinliklerdir. Oyun oynayarak hoş vakit geçirmek, dinlenmek, eğlenmek insan doğası için , özellikle de çocuklar için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.
Çocuklar akranlarıyla oyun oynayarak eğlenirler ve hoş vakit geçiririler. Ancak oyunun, çocuklara katkısı sadece bu kadar değildir.
Çocuklar oyun oynayarak sosyal, psikolojik ve kültürel ihtiyaçlarını da giderirler.
Oyun grubu kaç kişiden oluşursa oluşsun, çocuk yaşıtı olan birileriyle bir arada bulunarak çevresinde, toplumda sosyal bir yer ve statü edinir. Bu da , bir toplum içerisinde yaşaması gereken sosyal bir varlık olarak çocuğun sosyalleşmesine, toplum içerisinde yaşamayı öğrenmesine çok değerli katkılar sağlar.
Oyun , çocuğun arkadaş edinme ve arkadaşlık ilişkisini sürdürme becerisini geliştirir. Doğru arkadaş-yanlış arkadaş ayrımını öğretir.
Her oyunun kuralları vardır. Çocuk oynadığı oyunun kurallarına uyarak oynar. Eğer oyunun kurallarını öğrenmez ve o kurallara uymazsa , oyundan atılır ve bir daha kimse onunla oynamak istemez. Dolayısıyla çocuk, yaşamda kurallar olduğunu, bu kurallara uyması gerektiğini; uymadığı taktirde çevresince, toplumca dışlanacağını öğrenir. Kuralların düzeni sağlamak için olduğunu da öğrenir. Kısaca çevresine uyum sağlamayı öğrenir.
Çocuk oyun içerisinde diğer insanlarla birlikte bir şeyleri paylaşmayı, ekip olmayı, grupla çalışmayı, grup (toplum) içinde sorumluluklar almayı ve bu sorumluluklarını yerine getirmeyi de öğrenir.
Çocuk öğrendiklerini, bildiklerini oyun ortamında sınayarak doğrularını ve yanlışlarını yani değer yargılarını geliştirir.
Küçük bir toplum olan oyun grubunda diğer çocukları gözlemleyerek, içinde yaşadığı toplum hakkında, dünyada birlikte yaşayacağı insanlar hakkında bilgi ve tecrübeye sahip olur. Ve onların arasında kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenir.
Oyun içerisinde çocuklar, yönetimi öğrenirler. Bu yönetim sürecinde sorumluluklarını ve haklarını öğrenirler.
Toplum içinde düşündüklerini ifade etmeyi öğrenirler.
Toplumsal statü ve normları öğrenirler. Anne,baba, başkan, Başkan yardımcısı, doktor, öğretmen, komşu, …
Çocuk oyunda kullandığı malzemeler sayesinde renkleri, sayı saymayı, büyük-küçük, uzun-kısa gibi kavramları da öğrenir. Gerçek olanla ğerçek olmayanın ayırdına varır.
Oyun için başkalarının getirdiği malzemelerin yanında kendi getirdiği malzemeleri de oyuna katan çocuk sahip olduklarını paylaşmayı, yardımlaşmayı öğrenir.
Oyun içerisinde kendisini gözlemleme fırsatı bulan çocuk sevdikleri sevmedikleri, başarabildikleri, başaramadıkları gibi konular hakkında fikir sahibi olarak, kendi benlik algısını geliştirir.
Çocuk oyunla duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi öğrenir.Rahat bir ortamda oyun oynayan çocuk derin duygu ve düşüncelerini oyununa yansıtır. Mesela: Kardeşini kıskanan bir çocuk, oyun içinde kardeşini bir şekilde cezalandırır. Kardeşini ya trafik kazasında öldürür ya uzun bir seyahate gönderir ya da kardeşinin üzerinde aşırı bir hakimiyet kurar.
Çocuk oyunla sevmeyi ve sevilmeyi öğrenir.
Oyun çocuğun bedenen de gelişmesine büyük katkılar sağlar. Fazla enerjisini, negatif enerjisini oyunla boşaltan çocuk rahatlamakta, duygusal ve sinirsel olarak daha sağlıklı, mutlu ve huzurlu olmaktadır. Mutlu ve huzurlu olan çocuk, çevresine karşı daha açık, daha sosyal, sevecen ve daha başarılı olacaktır.
Çocuk eğitiminde ve gelişiminde son derece olumlu katkıları olan oyun konusunda ebeveynlerin bakış açılarını gözden geçirip, daha olumlu ve yapıcı bir bakış açısına ve tutuma sahip olmaları gerekir.
Çocuklarının oyun oynama imkânlarını ve zamanlarını, çeşitli nedenlerden dolayı kısıtlamaktansa düzenleyici ve programlayıcı olmaları hem çocuklarının sağlıklı gelişimi için yararlı olacaktır.